Fizik bağlamında hepimiz yıldız tozuyuz; genetik bağlamında ise 200.000 yıl önce yaşayan bir balinanın veya soyu tükenmiş canlıların kodlarını taşıyan bir biyolojik arşiviz. İnsanlar nasıl kuşları izleyerek uçakları tasarladıysa; Yoga ve Savunma Sanatları gibi teknikler de kadim ustaların diğer hayvan ustaları gözlemlemesiyle doğmuştur. Biz de Antik Yunanlıların “Jimnosofistler” (Çıplak Filozoflar) dediği bilgelerin formüllerini test ederek; DNA’mızdaki bu ortak hafızayı, çeşitli terapi sistemleri ve beden-nefes teknikleriyle çalışıyoruz.
Bu süreç, tek yönlü bir gözlem değil, türler arası yatay bir bilgi akışıdır. Biyolojik evrimde hiçbir canlı izole bir “gözlemci” değildir; her organizma çevresiyle ve diğer türlerle sürekli bir geri bildirim döngüsü içindedir. İnsan ve diğer hayvanlar, aynı ekosistem içinde birbirinin hareketine, sesine ve varlığına yanıt vererek şekillenen ortak bir davranışsal havuzu paylaşır. Dolayısıyla buradaki mimesis (taklit/öykünme), hiyerarşik bir kopyalama değil, karşılıklı bir etkileşim halidir.
Sistemin metodolojik tutarlılığı, bu ilişkinin simetrisine dayanır. Bilgi akışının gerçekleştiği bu düzlemde, taraflardan birinin (insanın), diğerini (hayvanı) endüstriyel bir hammaddeye, besin kaynağına veya bir deney nesnesine indirgemesi, kurulan yatay ilişkiyi bozar. İlişkiyi “özne-nesne” (yiyen-yenilen / kullanan-kullanılan) formatına sokmak, biyolojik ortaklığı ve dolayısıyla sistemin işleyiş mantığını devre dışı bırakır.
Pratiğin geçerliliği, bu düzlemin korunmasına bağlıdır. Hareketin bilgisini paylaştığımız organizmalarla kurulan bağ, tahakküm değil, türdeş olmayan ötekilerle bir arada var oluş (co-existence) zeminindedir. Bir canlının bilgisini alıp, bedenini meta haline getirmek, sistemin kendi içinde bir mantık hatası (paradoks) yaratır.
Amaç, bu biyolojik sürekliliği kesintiye uğratmadan, kolektif hafızadaki akışı sürdürmektir. Zihin ve beden, ancak hiyerarşinin olmadığı, ilişkinin sömürüye dayanmadığı bir bütünlükte tutarlı çalışır. Çelişkinin olmadığı yerde onarım gerçekleşir.

No responses yet